KLAVYELİ ÜÇ ÇALGI: KLAVİKORD, KLAVSEN VE PİYANO
Ernest Hutcheson'ın The Literature of the Piano adlı kitabından yaptığım çeviriler ile Piyano Edebiyatı dersinin ikinci konusu olan klavyeli çalgıların ses mekanizmaları ve genel özellikleri ile devam ediyoruz... :)
Zamanında popüler bir çalgı olan spinet, İngiltere’de “virginal veya virginals [virjinal]” olarak adlandırılmıştır. Bu adlandırma çalgının özellikle genç kadınlar tarafından çalınması için uygun görülmesinden kaynaklanmıştır. Sonraları spinete göre birçok açıdan daha elverişli olan klavsen, İngiltere, Fransa ve İtalya’da popüler hale gelmiştir. Scarlatti, Haendel, Couperin ve daha birçok besteci bu çalgı için eserler ortaya koymuştur. Bunun aksine Almanya’da, uzunca bir süre klavikord tercih edilmiştir. Bach’ın favori çalgısıdır ve piyanonun diğer ülkelerde klavikordun yerini almasından çok sonra bile Alman müzisyenlerin gözdesi olmaya devam etmiştir (Hutcheson, 1964, s. 9).
Klavikord, klavsen ve piyano arasındaki temel fark, bu üç çalgının mekanizmasında/ses üretim yönteminde yatmaktadır:1
1- Klavikordda teller, İngilizcede tangent adı verilen küçük pirinç bıçaklarla itilir.
2- Klavsende, İngilizcede jack denen kaldıraçla kaldırılan mızrap aracılığıyla teller çekilir. Mızraplar önceden karga veya kuzgunların sert tüylerinden veya deriden yapılırdı.
3- Piyanoda tellere keçe kaplı çekiçlerin vurmasıyla ses elde edilir.
Erken dönem spinet ve klavikordlar genellikle bir odadan diğerine taşınabilecek bir küçüklükte ve 2 oktavlık bir ses sınırına sahiptirler. Klavsen ise birçok iyileştirme ile modern kuyruklu piyanonun kuyruk şeklini almış ve dört oktavlık ses sınırına ulaşmıştır (Hutcheson, 1964, s. 10).
İyi Düzenlenmiş Klavye dahil olmak üzere Bach’ın çoğu klavier eseri, bu ses sınırı için yazılmıştır. Ancak bazen üç nota daha kalına kadar inmiştir. Daha iyi klavsenler, farklı mızrapların kullanımıyla ton farkları yaratan ve melodinin eşlik partisinin önüne geçmesine izin veren iki klavyeye sahipti. Piyano pedallarından farklı olarak klavsendeki pedallar, icracıya oktav çiftleme ve iki klavyeyi birlikte çalma fırsatı vermektedir. Bach’tan sonra klavsenin ses sınırı beş oktava çıkmıştır. Gelişiminin zirvesinde klavsen, çağın icracılarının en yüksek yeteneklerini ortaya koyan birçok imkânı sunan bir çalgı haline gelmiştir. Çalgının gürlüğü, Beethoven öncesi dönemin küçük orkestraları ile etkili bir şekilde icra edilme ve oldukça geniş salonlarda duyulma yeterliliğine erişmiştir. Göze hoş görünür bir yapıdadır; şekli ince ve zariftir, ahşap işçiliği zevkli bir şekilde süslenmiştir, kapağında bir resim yer alabilir. Ancak icracının tuşlara uyguladığı basınç farkının seste bir değişiklik yaratmaması ve telin mızrapla çekilmesiyle oluşan tını nedeniyle duygusuz bir enstrüman olarak kalmak zorunda kalmıştır (Hutcheson, 1964, s. 11).
Klavikord, sadelik ve güzelliğini tarih boyunca korumuştur. Tonu yumuşak ve oldukça donuktur; sesi, orta büyüklükteki salonlar dışında çaba sarf etmeden duyulamayacak kadar az gürlüktedir. Ancak rakipleriyle kıyaslandığında gerçek anlamda şarkı söyleyen bir enstrümandır. Tellerinin küçük esneme aralığında, icracı nüansı tamamen kontrol edebilmektedir. Sadece crescendo ve diminuendo üretebilmekle kalmamakta, aynı zamanda sürekli veya artan parmak basıncıyla sesi azalmadan uzatabilmekte, hatta yükseltebilmektedir. Modern kuyruklu piyano tüm ihtişamına rağmen klavikordun bu özelliğine sahip değildir. Gösteriş yapmaktan her zaman rahatsız olan Bach’ın, samimi ruh halini yansıtan mütevazı ve hassas olan bu çalgıyı çok sevmesi şaşırtıcı değildir. Ses gürlüğünün az olması nedeniyle konser çalgısı olarak kullanılması neredeyse imkânsızdır. Modern anlamda konserlerin bilinmediği bir çağda bu pek önemli değildir ancak muhtemelen onu dinleme fırsatımızın günümüzde üzücü bir şekilde nadir olmasının başlıca nedeni de budur (Hutcheson, 1964, s. 12).
Piyanonun ses sınırı yedi tam ve bir çeyrek oktav kadardır. Orkestranın en ince sesi olan pikolo ile en kalın sesi olan kontrabasın sesini kapsayacak kadar geniştir.
1 Çalgıların (klavikord, klavsen, fortepiano ve pianoforte) ses üretim mekanizmasını daha detaylı görmek için Russo, M., & Robles-Linares, J. A. (2020). A Brief History of Piano Action Mechanisms.
Advances in Historical Studies, 9, 312-329. https://doi.org/10.4236/ahs.2020.95024 makalesini inceleyebilirsiniz.
Kaynak:
Hutcheson, E. (1964). The literature of the piano: A guide for amateur and student (3. Ed.). New York: Alfred A. Knopf.
ÖDEV-1: Perdeli ve perdesiz klavikordu inceleyiniz. Aralarındaki farkları yazınız.
ÖDEV-2: Dinleme ödevi.